YUNAN ADALARI/MİDİLLİ GEZİ NOTLARI

YUNAN ADALARI/MİDİLLİ GEZİ NOTLARI

06 01 2017

Midilli adası için kısa bire ayırdığımızdan dolayı gezimizi Jalem Tur ile yapmaya karar verdik.Adaya giriş eğer Shengen vizeniz yoksa kapıda vize uygulaması var evraklarınızı 3 gün önceden mutlaka acentaya ulaştırmanız gerekli.Hareket noktası olan Ayvalık’tan gümrük işlemlerini hallettikten sonra feribota doğru hareket ediyoruz.Jalem turun en avantajlı tarafı kendi feribotlarını kullanmaları yaklaşık 40 dk içinde adaya ulaşmış olduk.Kapı vizesi için ayrı bir bölüm var Pasaportumda daha önceden Almanya’dan ret onayım olduğu için,vize işlem sırasında oldukça fazla soruya maruz kaldım ama biraz bekletilip ikna olduktan sonra geçiş için vizemi verdiler.Gümrük binasında çıkıp çevrede yüzlerce mülteciyi gördükten sonra,benimle bu kadar uğraştılar  ama denizden gelen yüzlerce insana hiçbirşey yapamıyorlar demekten kendimi alıkoyamadım.

Tüm bu işlemlerden sonra tur otobüsüne yerleştik ve adanın kuzeyinde bulunan Mandamadhos’a doğru hareket ettik.Buraya yoğurt,dondurma ve süt ürünleriyle meşhur bir köy diyebiliriz.İlk uğradığımız yer Mandamadhos Taksiarhis Manastırı oldu.Bu manastır 8 ile 9. yüzyıl arasında kurulmuş bir Bizans manastırıdır.Kilisenin eski ikonları arasında Mihaili resmeden kabartmalı bir ikon  dikkatleri çekmektedir.Bu ikon rivayete göre arap korsanlar tarafından katledilen keşişlerin kanı ve killi topraktan yapılmıştır.Bölgedeki inanışa göre Taksiarhis seni nasıl görüyorsa sende onu o şekilde görürmüşsün sen onu vahşi görürsen oda seni vahşi bir şekilde görür.Manastırın içerisindeki küçük kafede yoğurt,kahve ve çay yiyip içebilirsiniz,bizim tercihimizi üzerinde ceviz ve bal olan yoğurt oldu.

 

Manastırın ön  tarafındaki uçak maketi dikkatimi çekti önce anlam veremediğim bu uçak ve manastır ilişkisi rehberin anlatımıyla düşmekte olan bir uçağın mürettebatı tarafından adanan  bir adak gibi olmasıymış.Yani uçaktan sağ çıkınca 4 yıl maaş almayarak bu uçağı alıp Manastıra bağışlamışlar.

Burdan sonraki durağımız olan Petra’ya gidiyoruz burada öğlen yemeği için denizin hemen kenarında bulunan deniz kızı restorana geldik.enü oldukça zengindi biz tekir balığı ve yunan salatası tercih ettik.Balıklar oldukça büyük ve çok tazeydi fiyatlar ise bizim ülkemize göre oldukça ucuzdu ama ekmek ekstra ücretli:)

  

Yemekten sonra adanın önemli kutsal yerlerinden biri olan Panaya Glikofilusa kilisesine gittik.Bir kayanın üzerine inşaa edilmiş olan bu kiliseye 114  basamak ile çıkılmaktadır.Yukarıdan gördüğünüz manzaraya kesinlikle değeceğini düşünüyorum kesinlikle çıkın.Sık sık korsan saldırıları sonucunda köyün en tepesine ,heryeri görebilmek açısından inşaa edildiği düşünülmektedir.

      

Kiliseden aşağı inerken rehberimizin tavsiyesi olan dondurmacıda soluğu aldık.Burada 43 çeşit dondurma var ve hepsi günlük keçi sütünden yapılmakta ve dondurma sevmeyen biri olarak yediğim en güzel dondurmaydı.

  

Konaklayacağımız otel Molyvos’ta olduğu için tekrar yola çıktık otelde biraz dinlendikten sonra Molyvos kalesinde günbatımını izlemek için kaleye hareket ettik burası günbatımını izleyebileceğiniz dünyanın engüzel üçüncü noktasıymış.

  

 

Molyvos kenti adanın kuzeybatı ucunda bulunan Molyvos kalesinin  çevresine ve altına kurulmuştur.Kale kırmızı ve kahverengi olan yöreye özgü taşlardan yapılmıştır.Cenevizliler tarafından yapılan bu kalenin çevresinde günbatımını izlemek ayrı bir keyifti.Dar sokaklardan geçerek sahile kadar inebilirsiniz kendine özgü evlerin arasından doğru çeşitli hediyelik eşya dükkanlarına uğrayarak akşam yemeği için sahilin hemen kenarındaki le grand blue restorana ulaştık.Bu restoranda tuvalet işaretleri dikkatimizden kaçmadı çok manidardı:)Yunan müziği eşliğinde yediğimiz yemek ve mezeler gerçekten çok lezzetliydi.Meze olarak kabak çiçeği dolması,fava,sardalya,kalamar,greek salad,yoğurtlu turp otu ve adını bilmediğim bir kaç çeşit daha meze geldi.Akşam yemeği tur ücretine dahil olduğu için mezelerde seçim yapamadık ekstra olarak sarımsak soslu jumbo karides sipariş ettik ve kesinlikle doğru seçim yapmışız.

Barbayanni markasının 3 çeşit uzosu var.Alkol yüzdelerine göre %48 alkol yüzdesi olan Aphrodite’i tercih ediyoruz.Yemeğin ardında gece konaklayacağımız Molyvos 2 otele doğru yola çıkıyoruz bu yolculumuzda yöresel bir taşıt tercih ettik ücreti 2 € kişi başıydı.Otelde açık büfe kahvaltımızı yaptıktan sonra Ayasos’a doğru yola çıktık Kolloni körfezini geçerkn bol miktarda flamingo ve siyah leylek gördük.Bu bölge enfes bir su yaşam bölgesidir.Birçok kuş türünün göç yolu üzerinde bulunur.Kolloni körfezinde aynı zamanda tuz üretilmekte ve Yunanistan’ın tuz ihtiyacının %70 ‘i buradan karşılanmaktaymış

Adanın başkentinden 27 km uzaklıkta olan Ayasos olympos dağının eteğine kurulmuştur.Burası ahşap oymacılığı ve seramik yapım ile ünlenmiştir.Sokakları etkileyici şekilde çok güzeldi.Oldukça fazla kafeler vardı hatta buradaki kafelerde demleme türk çayı bulmak mümkün ve fiyatlarıda oldukça makul.

    

Ayasos kasabasının ortasında Panaya ayasion kilisesi bulunmaktadır.Kilise adını (meryemanadan) Panayanın eski ikonundan almıştır.Rivayete göre eski incil yazarı Luka tarafından resmedilmiş olan bu ikon 803 yılında Agathonas adındaki bir rahip tarafından buraya getirilmiştir.Bu rahibin hücresi kısa zamanda kutsal bir yer olarak kabul edilmiştir.Bugünkü kilise 1814 yılında inşaa edilmiştir.Kilisede elyazmaları ve  dini eşyalardan oluşan önemli bir koleksiyonu olan bir kilise müzesi bulunmaktadır.Kilise gezisinden sonra hediyelik eşyalara bakarak sokakları gezmek çok keyifliydi.Birçok seramik ve el oymacılığı ile yapılmış hediyelik eşyaları bulabilirsiniz.Akşam feribotumuz Midilli’den kalkacağı için tekrar o yöne doğru hareket ettik.Osmanlının bahçesi olan bu ada 1462 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından osmanlı yönetimine geçmiş ve 1912 Balkan savaşlarına kadar osmanlı yönetiminde kalmıştır.Bu 450 yıllık yönetim süresince Midlli’de sayısız osmanlı eseri inşaa edilmiştir.Adanın çeşitli bölgelerinde birçok osmanlı çeşmesi görebilmek mümkündür.Çarşının merkezinde olan yeni camii Midilli’nin en zengin en zengin müslüman ailesi olan Kulaksızzadelerden Mustafa Ağa tarafından yaptırılmıştır.Camii 1825 yılında inşaa edilmiştir.Caminin avlusunda bulunan medrese hala ayaktadır.Bu medresede kız ve erkekler aynı anda eğitim görmüşlerdir.Caminin oymacılık işleri yunanlılar tarafından yapılmıştır yunanlı ustalar jest olsun diye camiinin küçük bir maketini giriş kapısının hemen üzerine yapmışlardır.

  

Camii ve hamamı gördükten sonra sahile doğru devam ederken uzaktan Agiosloanmis therapondas kilisesini gördük.Bu kilise şehrin liman bölgesinde bulunmaktadır ve şehrin en büyük kilisesidir  ve kilisenin kapısı kıbleye bakmaktadır oda bu kiliseyi diğer kiliselerden ayıran en büyük özelliktir.1860 yılında hac şeklinde  Bizans tarzında inşaa edilen kilisede,değerli ikonların yanında,Bizans dönemine ait iki ikonun,İsa ve Ayos ioannis theologos ikonları mevcuttur.Öğlen yemeği için deniz kenarındaki restorana ulaşıyoruz.Burada tercihimizi ızgara ahtapot ve greek saladdan yana kullandım.Midilli’de ahtapot önce kurutulup sonra marine ediliyor.Yemeğimiz bitirip ve yine çok uygun bir hesap ödedikten sonra feribota doğru yola çıkıyoruz.

Midilli genel olarak;

Midilli ege denizinin kuzey batısnda bulunan dağlık bir yunan adasıdır.

1467 yılında Barbaros Hayrettin Paşa bu adada doğmuştur(Kızıl sakal)

Ünlü yunan şairleri Alcaeus ve Sappho bu adada doğmuştur

Sappho aşk şiirleri yazan bir şairdir ve evliliği anlattığı bir okulu vardır.Lesvos adını bu şairden almıştır.

Adanın doğu tarafı tamamen ağaçlarla kaplıdır yaklaşık 24 milyon ağaç bulunmaktadır.Bu ağaçların 13 milyonu zeytin ağacıdır.Bu ağaçlardan yılda ortalam 50 bin ton zeytinyağı elde edilmektedir.

Adanın batı tarafı ise tamamen çoraktır 2. büyük fosil ormanı buradadır.

Genel olarak ada huzur içindedir ve suç oranı yüzde sıfırdır…

Bu gezimizde tanıştığımız ve tanışmamıza çoooookkkkk mutlu olduğuğumuz Metin RODOP ve Olcay hanıma çok teşekkürler başka gezilerde görüşmek dileği ile:))


Yorum Bırak

250 Karakterden fazla giriş yasaktır.

Booking.com