KIBRIS GEZİ NOTLARI

KIBRIS GEZİ NOTLARI

06 01 2017

Kıbrıs Türkiye bir olsada bana her zaman  farklı bir ülke gibi gelmişti ilk gidişimde havalimanından otele giderken hayal kırıklığı olsada bir sonraki gidişlerimde aşık olmaya başladım. Kıbrıs benim hayalimde çok kalabalık yüksek yüksek binaların olduğu hayatın çok hızlı yaşandığı bir ülke gibiydi ama tam aksine bol ovaların küçük binaların hayatın akmadığı hatta durduğu bir cennet ada. İlk gezimde Magosada kaldım ve sadece Girne Magosa ve Lefkoşa’da gezdim. Girne adanın en çok ziyaret edilen ve konaklanan şehri bu yüzden buraya Kıbrı’ın turizm merkezi demek yanlış olmaz Girne’de kale içinde bulunan batık gemi müzesi görülmesi gereken bir yer bu müze içerisinde sergilenen gemi tarihte ele geçen en eski gemi olarak bilinmekte. Yine bu şehir içinde St.Hilarion kalesi kesinlikle gezilmesi gereken bir yer çünkü kaleye doğru çıkarken muhteşem bir Kıbrıs manzarasıda sizinle beraber yükseliyor. Kaleyi gezdikten sonra birazda sahilde gezelim dedik ve akdenizin derin mavisini, yeşilini gördüğümüz temiz berraklığıyla bizi çeken muhteşem bir adrese giitik  Çıkartma Plajı, Girne’den Alsancak’a doğru giderken bu güzel gerçekten çok temizdi deniz sevenler için görülesi bir yer. Kıbrıs gece hayatı çok renkli yazlık ve kışlık olmak üzere bir çok mekanlar var ve çoğu mekanlarda ülkemiz sanatçılarını dinlemeniz mümkün. Yemek kültürümüz hemen hemen aynı olsada tadılması gereken bizden farklı çok lezzetleride var. Şeftali dolması, Kıbrıs Tostu bence bu lezzetlerin basında gelir ısrarlada tavsiye edilir. Kıbrıs’ta ikinci gezimiz Yeşiyurt ve Karpaz’a oldu. Yeşilyurt’a doğru giderken yol boyu bize portakal bahçeleri eşlik etti

ama asıl güzellikler yeşilyurttaydı çilek tarlaları bu şirin köyün hemen hemen her bahçesi aslında birer çilek tarlası rum sıınırına kadar gittikten sonra mecbur geri dönmek zorunda kaldık

malum kuzey taraf ile güney taraf birbirini tanımadığından bizimde güneye geçme şansımız olmadı.Yeni istikamet Karpaz burası benim çok görmek istediğim bir yerdi çünkü adanın en uc burnuydu hep haritada gördüğüm bir yerdi şimdi ise canlı görecektim.

Yolculuk basladı yollar çok iyi olmadığından 2,5 -3 saat süren bir seyahattan sonra karpaza ulastım burada bizi yabani eşekler karşıladı

çok ilginçtir her adımbaşı yabani eşekler var herlkes aracından yiyeckler veriyor çocuklar resim çektiriyor biraz daha ilerleyince karpaz milli parkı ve parkın içinde Apostol Andreas Manastırı

Karpaz Yarımada’sının Ayia Andrea Burnu olarak bilinen noktasında yer alan manastır, St. Andrew’a (Apostolos Andreas) adanmıştır. Manastıra adını veren St. Andrew’ a ait ilgi çekici bilgiler, Hıristiyanların kutsal kitabı olan incile dayanmaktadır. içeriye giriş çıkış ücretsiz olup kesinlikle görülmesi gereken bir yer. Karpaz bölgesinde konaklayabileceğiniz çok sayıda bungalow evler mevcut ayrıca Manastır a giden yol üzerinde rumlarla türklerin beraber yaşadığı köylerde kıbrıs kahvesi içmeyide unutmayın. Manastırın hemen altında bir çeşme bulunmakta ve burdan akan suyun şifalı olduğuna inanılmaktadır kısa hikayesi ise şöyle;

Aziz Andreas uzun bir gemi yolculuğunda susuzluktan ve hastalğktan kırılan gemi mürettabatına kılavuzluk ederek bu burunun kayalık bir bölgesinde demir atarak karaya çıkmıstır. Tatlı su bulmanın neredeyse imkansız olduğu bu kayalıklarda Aziz Andreas’ın elindeki değneği bir noktaya değdirmesiyle birlikte yerden tatlı su fışkırmaya başlamış. Bu suyu içen mürettebatın tüm hastalıkları iyileşmiş, gözleri görmeyen birinin gözleri açılmış.

O gün bu gündür buradaki çeşmeden akan suyun çeşitli hastalıklara iyi geldiği söylenir. Her yıl dini bayramlarda Kıbrıs’ın Rum kesiminden otobüslerle buraya gelen yüzlerce Rum bu manastırda ibadet eder ve bu çeşmeden su içerler. Kutsal ve şifalı olduğuna inanılan bu suyu şişelere, bidonlara doldurarak evlerine götürürler. Karpa’daki son durağım ise Golden Beach yani ALTIN kumsal bu kumsal

Sadece Kıbrıs’in değil bütün Akdeniz’in en güzel plajlarından olan Altın Kumsal Karpaz bölgesinin ünlenmesinde en önemli yerlerden birisidir. Kilometrelerce uzunlukta ve çok ince altın sarısı kumdan olusan bu dev plaj sakinligi ve el değmemişliğiyle Akdenizdeki Caretta Caretta deniz kaplumbağalarının büyük kısmının yumurtlamak için tercih ettikleri bir kumsaldır.

Sadece Kıbrısta yasayan bir eşek türünün de yabani olarak serbestçe sürüler halinde yaşadikları bu bölge özellikle Mart ve Nisan aylarında yemyeşil olmakta ve bütün tarlalar ilkbaharın habercisi sarı papatyalarla kaplanmaktadır.bu bölgeden ayrılırken son bilgi, Karpaz aynı zamanda bu daglık bölgedeki köyün de adıdır. Köyde halen Güney’e göç etmeyip Kuzey Kıbrıs’ta yaşamaya devam eden sayısı azda olsa Rum nüfusa rastlamak mümkündür. Kıbrıs’ gezmek isteyenlere benim fikrim şöyle olabilir kesinlikle turla gelin çünkü uçak bileti artı otel masrafları çok pahalıya geliyor oysaki fırsat sitelerindeki turlarda uçak transfer artı tam pansiyon konaklama çok daha ucuza mal oluyor şehride siz gezin artık ne diyeyim:) burada içki çok ucuz olmakla beraber yemekler hemen hemen ülkemizle aynı fiyatlarda konaklama ise maalesef biraz pahalı İyi Geziler…


Yorum Bırak

250 Karakterden fazla giriş yasaktır.

Booking.com