GÜNEYDOĞU ANADOLU GEZİ NOTLARI

GÜNEYDOĞU ANADOLU GEZİ NOTLARI

11 01 2017

Mardin

Diyarbakır’dan çıktığımız yolda yaklaşık 1 saatlik bir yolculuktan sonra Mardin’e ulaştık .Herzamanki gibi nerede kalacağımız belli değil ama internetten bir otele rezervasyon yaptık.Saat epeyce ilerlemiş olduğundan biran önce otele yerleşip dinlenmeyi düşünüyoruz, çünkü yarınki program baya yoğun.Mardin merkezde lüks otellerde mevcut ama fiyat kalite olarakta hem uygun hemde kaliteli otellerde bulabilirsiniz.Sabah ilk iş olarak otelden aldığımız küçük bir Mardin haritası ile gezimiz başladı.küçük bir şehir turu yaptık Mardin’e özel gümüş,bakır hediyelik ürünler hemen hemen her yerde satılmakta ,tesbih sevenler içinse çok büyük ve çok çeşitli dükkanlar bulunmakta.Alışverişimizide yaptıktan sonra  ilk olarak rotamız Deyrulzafarn manastırı,bu mastır 5. yüzyılda yapılan bir Süryani manastırı ve Süryanilerin önemli merkezlerinden biridir. 1116 ve 1932 yıllları arasında bütün patrikhanelerin merkezi olarak kabul edilmiş. Deyrulzafaran’da güneşe tapanların tapınakları olarak kullandıkları ilk bölümün hemen üzerinde 36 tane Süryani metropolit ve patriğinin mezarı var. Bu nedenle bu manastırın Hıristiyan dünyasındaki önemi çok büyük ve hala çok fazla ziyaretçi ağırlıyor. Güneydoğu Anadolu bölgesindeki ve Türkiye’deki bazı Süryaniler düğünlerini ve cenaze törenlerini hala bu manastırda yapıyorlar mutlaka görülmesi gereken bir yer.

deyrulzafaran-manastırı


   

Manastırdan sonraki rotamız yine bu il içerisinde olan Dara Harabeleri,Dara Harabeleri, Mardin”in güneydoğusunda, Nusaybin’e 30 kilometre uzaklıkta, Mardin-Nusaybin karayolu üzerindeki Oğuz Köyü’ndedir. Burası, eski Mezopotamya bölgesinin en ünlü kentidir. Bu kent, bugün orta büyüklükte bir belde, köy yerleşmesi haline gelmiştir.

     

Dara Kent Kalıntıları, kayalar içinde oyulmuş çevresi 7-8 kilometreyi bulan geniş bir alana yayılmıştır. Buralarda mağara evler vardır. Kalıntılardan çıkan taşların kentin diğer bölümünde kullanıldığı görülmektedir. Bölgede Hasankeyf’ten sonra oldukça ilgi gören Dara Harabeleri, Tarih ve Kültür Turizmi açısından büyük önem taşıyor. Antik kent Hasankeyf’i ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin ikinci gezi tercihi olan Dara Harabeleri, her geçen gün daha fazla tanınıyor. Hasankeyf, Dara gibi yerleşim birimleri bölgenin turizm potansiyeline büyük katkılar sağlamaktadır.Dara Harabeleri Mezopotomyanın Efes’i olarakta bilinmekte olup günümüzde birçok klip ve diziye ev sahiğliği yapmıştır ayrıca bu mekanı gezerken orada yaşayan küçük çocuklar sizlere gönüllü olarak rehberlik etmektedir. Dara Harabelerinide geride bırakarak Beyazsu bölgesine doğru yola çıkıyoruz.

Beyazsu;

    

Mardin’in Nusaybin ile Midyat ilçeleri arasında yer alan bölgedir Beyazsu. Beyaz suyu, piknik alanı, suyun içerisine yerleştirilmiş oturma tahtları ve doğal güzelliğiyle ziyaretçiler birçok güzelliği bir arada bulma fırsatı buluyor.Beyazsu piknik alanı gibi olsada su üzerine kurulmuş birçok restoran bulunmakta ve bu mekanlarda yerel lezzetleride tadabilirsiniz .Bölge genel olarak sıcak olduğundan serinlemek isteyenler içinde beyazsu muhtesem bir mekan,suyun rengi ve temizliği sizi çekecektir. Bizde burada serinleyip dinlendikten sonra istikamet muhteşem yer olan Hasakeyf.

Hasankeyf;

   

Hasankeyf, Batman-Midyat karayolu üzerinde yer aldığından önemli bir geçiş noktasında yer almaktadır. 35 km uzaklıktaki Batman’dan ulaşmak mümkün olduğu gibi, bir başka tarih hazinesi olan Mardin’den Midyat’a, oradan da Hasankeyf’e ulaşılabilmektedir. Hasankeyf’in Mardin’e uzaklığı 120, Midyat’a uzaklığı ise 50 km.dir.

Hasankeyf’e en yakın havaalanı Batman’da bulunmaktadır. Bölgenin önemli bir ulaşım noktası olan Diyarbakır havaalanı da Hasankeyf’e 134 km. mesafededir. Ayrıca Mardin’de de havaalanı bulunmaktadır.

Hasankeyf ilçe merkezinde şimdilik 10 yataklı Öğretmenevi ve 20 yataklı bir pansiyon dışında pek konaklama imkanı yoktur. Hasankeyf’e ve bölgeye turistik amaçlı gelenler toplam 1200 yatak kapasiteye sahip Batman il merkezinde konaklayabilmektedirler. Her kesimin ihtiyaçlarına cevap veren oteller gelen misafirlere hizmet vermektedir

Hasankeyf’in ne zaman kurulduğu tam olarak bilinememektedir. Şehrin jeopolitik yapısı çok eski bir yerleşim merkezi olduğu ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Bugün bile zaman zaman bazıları mesken olarak kullanılan çok sayıdaki mağaralar, insanların çok eski çağlarda burada yerleştiklerini göstermektedir.

Mevcut bilgilere göre, Hasankeyf kalesinin kurulması, MS. 4’üncü yüzyıla rastlamaktadır. Bu yüzyıl ortalarında, Diyarbakır çevresini ele geçiren Bizans İmparatoru Konstantinos, bölgeyi korumak amacıyla iki sınır kalesi inşa ettirmiştir. Bu iki kaleden birisi Hasankeyf Kalesidir.

Kale, Sasanilere karşı siyasi bir önem kazanınca, daha sağlam bir şekilde yeniden tahkim edilmiştir. Hasankeyf, MS. 639 yılında Emeviler tarafından fethedilmiştir. Bu tarihten sonra; Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Artuklular, Eyyubiler ye Osmanlılar hakimiyet kurmuşlardır. Hasankeyf en parlak dönemini Artuklular döneminde yaşamıştır. Merkezde bu dönemden kalan pek çok tarihi eser mevcuttur.İlçe, sahip olduğu zengin tarihsel yapılar nedeniyle 1981 yılında bütünüyle sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. GAP projesi kapsamında bulunan Ilısu Barajı nedeniyle bu tarihsel yapılar bütünüyle sular altında kalacaktır.Bu konuda çalışmalar Kültür Bakanlığı ve DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.Bu coğrafyayı gezmek gerçekten çok güzeldi ve tekrar gelmeyi daha detaylı gezmeyi planlıyorum.Hasankey’i arkamızda bırakarak başlangıç noktamız olan Diyarbakır havalimanına dönüyoruz oradanda İstanbul.

  
 


Yorum Bırak

250 Karakterden fazla giriş yasaktır.

Booking.com