KAPADOKYA GEZİ NOTLARI

KAPADOKYA GEZİ NOTLARI

11 01 2017

Kapadokya, (Kappadokia) 60 milyon yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla oluşmaya başlamıştır. Öncelerde Hititlerin yaşadığı yerler daha sonra Hristiyanlığın en büyük merkezlerinden olmuştur.



Bugün kullanılan Kapadokya adı, Pers dilinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelir.

Vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla “Peribacası” adı verilen ilginç oluşumlar ortaya çıkmıştır. Sel sularının dik yamaçlarda kendine yol bulması, sert kayaların çatlamasına ve kopmasına neden olmuştur. Alt kısımlarda bulunan ve daha kolay aşınan malzemenin derin bir şekilde oyulması ile yamaç gerilemiş, böylece üst kısımlarda yer alan şapka ile aşınmadan korunan konik biçimli gövdeler ortaya çıkmıştır.

 

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Nevşehir- Niğde karayolu üzerinde ve Nevşehir’e 30 km. uzaklıkta bulunan Derinkuyu ilçesindedir. Kaymaklı yeraltı şehrinde olduğu gibi burada da büyük bir topluluğu içinde barındıracak ve ihtiyaçlarını karşılayacak mekânlar vardır. Bu yeraltı şehri 8 katlıdır. Kaymaklı yeraltı şehrinden farklı olarak burada misyonerler okulu, günah çıkartma yeri, vaftiz havuzu ve ziyaretçilerin ilgisini çeken kuyu mevcuttur.

GÜVERCİNLİK VADİSİ

Güvercinler 19.yüzyıla kadar bölge halkının en önemli hayvanlardı. Vadilerde oyulmuş güvercinlik adı verilen yuvalarda, güvercinler beslenirdi, yılda bir defa bu güvercinlikler de güvercinlerin gübreleri toplanır, toplanan bu gübreler bağlarda kullanılırdı.  Eskiden bu bölgelerde yaşayan hristiyanlar ise bu güvercinlerin, yumurtalarını toplar fresk adı verilen kilise resimleri alçılarında kullanırlardı. Çok daha eski dönemlerde bu güvercinlerin etinden de faydalanılırdı.

 

IHLARA VADİSİ

Hasandağı’ndan çıkan bazalt ve andezit yoğunluklu lavların soğumasıyla ortaya çıkan çatlaklar ve çökmeler kanyonu oluşturmuştur. Bu çatlaklardan yol bulan kanyonun bugünkü halini almasını sağlayan Melendiz çayına ilk çağlardan Kapadokya ırmağı anlamına gelen ‘Potamus Kapadukus” denilmekteydi. 14 km uzunluğundaki vadi ıhlara’dan başlar. Selime’de son bulur. Vadinin yüksekliği yer yer 100-150 m.dir. Vadi boyunca kayalara oyulmuş sayısız barınaklar, mezarlar ve kiliseler bulunmaktadır. Bazı barınaklar ve kiliseler yer altı şehirlerinde olduğu gibi birbirine tünellerle bağlantılıdır.


 

Vadi boyunca yer alan kiliseler iki gruba ayrılabilir. Ihlara’ya yakın olan kiliselerin duvar resimleri Kapadokya sanatından uzak, doğu etkisi taşırlar. Belisırma yakınında yer alanlar, Bizans tipi duvar resimleri ile süslüdür. Ihlara Bölgesi’nde Bizans Dönemi’ne ait bilinen kitabelerin sayısı oldukça azdır. Belisırma köyüne 500 m. uzaklıktaki Aziz georgios (Korkdamaltı) Kilisesi’nde Selçukul Sultanı II.Mesud (1282-1305) ve Bizans İmparatoru II.Andronikos’un adlarını içeren 13.yüzyıla ait freks üzerine yazılmış bir kitabe bulunmaktadır. Bu kitabe bölgeyi ellerinde bulunduran Selçukluların hoşgörülü yönetiminin varlığını kanıtlamaktadır.

Ihlara Vadisi’nde yer alan ve resimleri en iyi korunmuş olan kiliseler Ağaçaltı, Pürenliseki, Kokar,

Yılanlı ve Kırkdamaltı Kiliseleridir.

ÜRGÜP

Nevşehir’in 20 km doğusunda olan Ürgüp Kapadokya Bölgesinin önemli merkezlerindendir. Tarihsel süreç içerisinde çok sayıda isme sahip olmuştur. Bizans Döneminde Osiana (Assiana), Hagios Prokopios; Selçuklular Dönemi’nde Başhisar; Osmanlılar zamanında Burgut kalesi; Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren de Ürgüp adıyla anılmıştır.

ASMALI KONAK

  

Diziye ismini veren Asmalı Konak aslında otel ve restoran olarak işletiliyor. Bu evin asıl adı “Old Greek House” (Eski Rum Evi) ancak herkes “Asmalı Konak” olarak biliyor. Konak 1887’de inşaa edilmiş. 1924’te mübadele ile Selanik’ten gelen göçmen bir aileye verilen konak 1938’de şehre öğretmen olarak gelen Öztürk ailesinin dedeleri tarafından 10 TL’ya satın alınmış. Öztürk ailesi 1992 yılına kadar burada yaşamışlar ve bu yıldan itibaren konağı tamamen otel olarak dizayn edip işletmeye başlamışlar.
En ilginci ise dizinin çekildiği ‘Asmalı Konak’ müze haline getirilmiş. Giriş ücreti kişi başına 2 TL.  Hergün yerli- yabancı yüzlerce kişi uzun kuyruklar oluşturup ‘Asmalı Konak’ı geziyor.

AVANOS

Kızılırmak nehrinin her iki yakasında kurulmuş olan Avanos bölgenin turizm merkezlerinden biridir. İlçeye Kızılırmak hayat veriyor. Burası seramik atölyelerinin bulunduğu, toprağın şekillendirilip pişirilerek kaba kacağa dönüştüğü yerdir. Bu el yapımı parçaların hiç bir yerde bu kadar güzelini bu kadar ucuza bulamazsınız. İpek ve yün halı dokumacılığı da hem evlerde hem de modernleşmiş mağazalarda sürdürülür.
 
İlçede önemli uğraşlardan biri de bağcılıktır. Avanos’un yamaçlarına doğru bağlar, bahçeler yayılır, elde edilen üzümler sofralık olarak kullandığı gibi, mağaralarda, doğal depolarda şarap üretiminde kullanılır.
ÇÖMLEKÇİLİK
Avanos’ta Hititler’den beri çarkla çanak-çömlek yapıldığı bilinmektedir. Bu el sanatı kavimden kavime, babadan oğula geçerek günümüze kadar gelmiştir. Avanos’un dağlarından ve Kızılırmak’ın eski yataklarından yumuşak ve yağlı kil topraklar elenir ve iyice yoğurularak çamur haline getirilir. Çark adı verilen ve ayakla döndürülen tezgah üzerindeki çamurun maharetle şekillendirilmesiyle istenilen çanak yapılmış olur. İşlik denilen atölyelerde üretilen çanaklar önce güneşte, daha sonra da gölgede kurutulduktan sonra, saman ve talaşla yakılan fırınlarda 800 dereceden başlayıp 1200 derece sıcaklık arasında özenle pişirilir.
Yörede yemek kapları, su testileri, kışlık yiyecek saklamak için çömlekler ve küpler, su kükleri tanınan çanak ürünleridir. Avanos, günümüzde ”Kapadokya’nın El Sanatları ve Alış – veriş Merkezi” olarak tanınmaktadır.
BALON;
Kapadokya”ya gidip Balona binmeden dönmek olmaz tabii , 2 gun boyunca sabahin 4”unde uyanip bir turlu ucamadik … Nedeni ruzgarin olmasi , ağaçtaki bir yapragin bile sallanmamasi gerekiyormuş… Artik hayaldi bizim için J ama inat edip 3. Günde uyandik ve  o gun  hava kosullari uçmak için elverişliymiş J J
Pilotumuzun bilgilendirmelerine göre Kapadokya bölgesi çukurda konumlanmış ve çevredeki hakim rüzgarlardan etkilenmiyor olması nedeniyle dünyada balon turu yapılabilecek en uygun nokta. Ulaşılabilecek yükseklik o günün hava koşullarına göre belli olur. Balon uçuşlarında patron, hava şartlarıdır. Hava şartları ne derse o olur. Sivil Havacılık Otoritesi’nin balonların çıkabileceği maksimum yükseklik için belirlediği sınırlar hafta içinde 6000 feet; hafta sonunda ise 8000 feettir.Gezi boyunca hem güneşin doğuşu hem etrafınızda havada asılı duran onlarca balon ve ayaklarınızın altında uzanan peribacalarının güzelliği sayesinde harika fotoğraflar çekebiliyorsunuz. Nevşehir, Uçhisar, Göreme, Avanos, Kızılırmak, Ask Vadisi… tamamını havadan görmek güzel bir duygu. Turlar  yaklasik 1 saat suruyor , havada çok fazla yatay yönde ilerlenmediği için sure yeterli … Kalkıştan önce kısa bir bilgilendirme ve kurallardan bahsediliyor, deneyimli pilotlarımız sayesinde tüy gibi bir kalkış ve iniş yaptık biz.
Tabiki tarihçesine gelince pilotumuz anlatti ;
Balon, ısıtılmış hava ya da havadan hafif bir gazla (helyum, ) doldurulan, atmosferde uçabilen, genellikle sepetli hava taşıtı. İnsanoğlu ilk olarak uçurtma ile insan ve yük taşımaya çalışmıştır ancak balon ilk kullanışlı hava taşıtıdır
Balon fikri ilk kez 1766 yılında hidrojeni bulan Henry Cavendish’in bu gazın havadan hafif olduğunu görmesi ve 1767’de Joseph Black’ın hafif bir aracın hidrojenle doldurulduğu zaman uçabileceğini öne sürmesiyle doğdu. Ancak ilk balon hidrojenle değil sıcak havayla doldurularak uçtu. İlk uçuş 5 Haziran 1783 tarihinde Fransız Joseph Michel Montgolfier(1740-1810) ve Jacques Etienne Montgolfier (1745-1799) kardeşler tarafından Annonay köyünde çapı 10,5 metre olan ketenden bir torbayı sıcak havayla doldurarak olmuştur. Balon 450 metre kadar yükselerek 10 dakikada 1,5 millik mesafe katetmiştir.
Montgolfier Kardeşler sonraki uçuşlarını 19 Eylül 1783 tarihinde, aralarında Benjamin Franklin’in de bulunduğu kalabalık karşısında Paris’te yapmışlardır. 6 millik uçuşta balonun sepetine bir horoz, bir ördek ve bir koyun koymuşlardır.
20 Kasım 1793 yılında sıcak hava balonu Fransız fizikçi Jean François Pilatre de Rozier(1756–1783) ve bir arkadaşını da taşımış tarihte balon kullanan ilk pilotlar olmuşlardır.
 
Turkiye için Balon tarihi ;
Raks Balonu ile Reklam ve Sıcak Havalı Balonculuğun tanıtımı amaçlı Türkiye’de 1984 yılından 1987 yılına kadar Tüm Türkiye de sayısız reklam ve tanıtım uçuşları, rekor deneme ve rekor uçuşları yapılmıştır.
1987 yılında Kapadokya Balon Turizmi olarak tarafımızca belirlenerek, 1987’de Kapadokya’da ilk Balon uçuşu Bilge EZEL tarafında Akşam saatinde bir “gece uçuş” yapılarak ilgi çekilme ve sansasyon uçuşu ile başlamıştır.
1988 yılında Bilge EZEL ve Hasan EZEL kardeşler olarak; EZEL HAVACILIK Şirketimiz ile CAMEL TOUR (Camel Havacılık) şirketi ile ortak Kapadokya’da balon turizmi başlamıştı.




Yorum Bırak

250 Karakterden fazla giriş yasaktır.

Booking.com