LUXEMBURG GEZİ NOTLARI

LUXEMBURG GEZİ NOTLARI

28 01 2017



 
Avrupa’nın en özel şehirlerinden biri olan Lüksemburg 10. yüzyılda kurulmuş, zengin bir tarihe ve Brüksel, Paris ve Köln’e komşu olması nedeni ile stratejik bir konuma sahip bu şehir bin yılı aşkın süredir defalarca el değiştirmiş. Tarihi mahalle ve sur sistemleri ile kentin tarihsel değerleri 1994 yılında  “UNESCO Dünya Miras Listesi” UNESCO Dünya Miras Listesi ile koruma altına alınmış.
Tarih boyunca ülke politik mücadelelerin ortasında yer almış. 20. Yüzyılda yaşanan savaşlar ülkeyi oldukça yıpratmış. Şehrin görüntüsü zaten yaşananları anlatır gibi. Şehrin altında 23 kilometre uzunluğunda tüneller var. Bu tünelleri ister kendiniz isterseniz de rehber eşliğinde gezmeniz mümkün.
Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Lüksemburg’da bürokrasinin merkezi olan Kirchberg’ê giden yol üzerinde bulunan Charlotte köprüsünü mutlaka görmelisiniz. 1960 larda şehrin üzerine kurulan bu köprünün harika bir manzarası var. Neredeyse İstanbul’un yarısı kadar olan bu şehirde çok fazla vadi,nehir ve doğal güzelliklere rastlamanız mümkün.
Avrupa’nın en küçük şarap üretim merkezide bu şehirde bulunuyor ve bir çok ödüllü şarap bu merkezden çıkıyormuş. İsterseniz düşük ücretler karşılığında ziyaret edebilirsiniz
 
Bock Tahkimatı
Şehir hakkında bilgi edinmek isteyenlerin ilk uğradıkları nokta burası oluyormuş. Bu kayalık yükselti savaşlar zamanında savunma güçlerini oldukça arttırmış. Ve buyüzden Kont Siegfried bu kayalığın üzerine bir kale inşa ettirmiş. Aynı zamanda kayalığın içine oyulan tüneller şehri uzun yıllar düşmanlara karşı korumuş. Burada bulunan galeriler ve tünelleri mutlaka gezmenizi tavsiye ederim. Ve en üst kısmına çıktığınızda Petrus vadisinin eşsiz manzarası ile karşılaşacaksınız.

  


 
Notre-Dame Katedrali
Gotik tarzdaki bu katedral 1613-1621 tarihleri arasında Belçikalı din adamları tarafından yaptırılmış. Yönetimde söz sahibi olmuş kişilerin mezarları bu katedralde bulunuyor. Ayrıca ünlü heykeltraş Lucien Wercollier tarafından yapılan Politik Mahkumlar anıtı da görülmeye değer.

    
 
Büyük Dük Sarayı
Bu saray 1572-1795 yılları arasında belediye binası olarak inşa edilmiş. Büyük Dük ve Düşes’in ikamet ettikleri yapı 2. Dünya Savaşı’nda Naziler tarafından işgal edilerek, tavernaya dönüştürülmüş. Şuanda bazı resmi davetler yapılmakta ve sadece yılın bazı dönemlerinde ziyaretçi kabul etmekteler.
 
 
Ulusal Tarih ve Sanat Müzesi 
1854 yılında kurulan bu müzede Roma dönemine ve Orta Çağ’a ait eşyaların yanı sıra 18.-20. yüzyıl arasında Lüksemburglu sanatçılar tarafından yaratılan heykellerin ve tabloları sergileniyor. Tarihe meraklıysanın gezmenizi tavsiye ederim.
Adolphe Köprüsü 
Bu köprü Petrus Nehri üzerinden güvenli geçiş sağlamak için  inşa edilen edilmiş. tren garı ile kent merkezini birbirine bağlıyor. Ülkenin bağımsızlığını simgelediğine inanılan bu köprü üzerinden hem taşıtlar hem yayalar geçebiliyor.
 
Place d’Armes Meydanı
Çok güzel cafe ve restoranlara bu meydanda rastlayabilirsiniz. Geçmişte asker değişim meydanı olarak kullanılan bu alan yaz aylarında oldukça yoğun, kışın ise noel pazarlarının kurulduğu bir bölge.
 
Luxembourg Belediye Binası 
1938 yılında tamamlanan bu bina Büyük Dük sarayının devler idaresine verilmesinden sonra kullanılmaya başlanmış.kentin ana meydanında bulunan bu binanın yerinde geçmişte manastır varmış. Bina heykelleri ile dikkatinizi mutlaka çekecektir.
 
Banka Müzesi
Ülkenin 140 yıllık bankacılık geleneği hakkında detaylı bilgi edinebileceğiniz müzenin 650 m²’lik alanında kütüphane, ticaret odası, elektronik bankacılık gibi bölümler bulunuyor.
Bu müze sadece hafta içi günlerde ziyaret edilebiliyor.
 
Saint Michael’s Kilisesi
Bu şehirdeki en eski dini yapı olan kilise, ilk olarak 987 yılında şapel olarak inşa edilmiş. Kale alanı içerisinde bulunması nedeniyle pek çok kez zarar görüp, yeniden inşa edilen yapı gotik tarzdaki mevcut formuna 1519’da kavuşmuş.
Neumunster Manastırı içerisinde yer alan kilise, manastır ile aynı zamanda inşa edilmiş. siyah renkli Bakire Meryem heykeli, Barok tarzı mobilyaları ve 1710’dan kalma piyanosu ile oldukça ilgi çeken bir nokta.

Luxemburg Echternach
Luxemburg'tan Köln'e doğru giderken karşımıza çıkan bir kasaba gerçekten bizi şaşırttı.Çünkü çok küçük olmasına rağmen bu kasaba hem doğa yönünden çok zengindi ve içindeki nehirde Almanya Luxemburg sınırıydı.Yaklaşık merkeze 35 km uzaklıktaki bu kasabada karavan kampo ta mevcut buralara kadar gelmişken bu doğa harikası kasabayı görmeden dönmeyin derim.
  


  


Yorum Bırak

250 Karakterden fazla giriş yasaktır.

Booking.com