İSVEÇ/STOCKHOLM GEZİ NOTLARI

İSVEÇ/STOCKHOLM GEZİ NOTLARI

28 01 2017

Havaalanından şehir merkezine trenle ulaştık.merkeze yaklaşık 40 km uzaklıkta olan havaalanından  2 tür tren mevcuttu. Daha uygun olanı tercih ettik ve 30 dk kadar bir zamanda merkez istasyona T Centralen’e varmıştık. Bu istasyondan  metroya aktarma yaptık ve otelimize yakın Odenplan istasyonunda indik



 

Konaklama için daha Türkiye’de iken satın aldığımız Ibiş Hotel   Odenplan  semtindeydi. Burayı tercih etmemizin nedeni aslında çoğu yere rahatlıkla yürüyerek ulaşabiliyor olmamızdı. Otel temiz, güzel ve sıcaktı  sıcaklık konusu çok önemli çünkü Aralık ayında dışarıda dolaşabilmek inanın çok zordu. Havanın soğukluğu, denizden gelen esinti ile birlikte sanki çok daha etkiliydi.

Ama kesinlikle, soğuğa rağmen  yeni yıl öncesi ziyaret etmiş olmaktan çok büyük keyif aldık.
 

Stockholm Vikinglerin torunlarının Ülkesi olarak bilinmektedir. Ve dünyanın en yaşanılası yerleri arasındadır.

İskandinavya bölgesinin hemen hemen ortasında, kuzeyden güneye uzanan bir ülke. Dünya üzerindeki yeri nedeni ile yaz aylarında gündüzleri oldukça uzun,kış aylarında ise tam tersi.

İsveç dünyanın refah seviyesi en yüksek olan ülkeleri arasında, fakat buna rağmen intihar oranlarının da en yüksek seviyede olduğu ülkelerden birisi. Bunda kapalı ve soğuk havaların da etkisi olsa gerek. 

 Hemen her yer ormanlarla ve geniş yeşil arazilerle, irili ufaklı yüzlerce ada ve adacıklarla kaplı. Uçakla İsveç sınırlarına girildiği anda dahi dikkat çekici bir yeşil tabaka ve takım adalar ziyaretçilerini karşılıyor. İsveçlilerin yeşili ve doğayı koruma noktasında da oldukça bilinçli olduğunu söyleyebilirim. Öyle ki, şehirlerde gökdelen görmek ya da yeşil alanların katledildiğine şahit olmak imkansız. Ayrıca, İsveç'in havasının  oksijen dolu ve tertemiz olduğunu belirtmeliyim.

Avrupa Birliğinde olunmasına rağmen Euro yerine, milli para birimi olan İsveç kronu (SEK) kullanılıyor.

İsveç'in toplam nüfusu yaklaşık 9.5 milyon ve bunun neredeyse yarısı Stockholm'da. Başkent nüfusunun yaklaşık üçte biri ise göçmenlerden oluşmakta. Nüfus artış hızının çok düşük olması nedeniyle İsveç hükümeti çocuk teşvikinde bulunuyor ve bundan dolayı şehrin hemen her noktasında soğuğa ve diğer etkenlere aldırış etmeden bebek arabasıyla dolaşan çiftleri görmek mümkün. İsveç yerlilerinin tamamına yakını sarışın ya da beyaz tenli Şehrin hemen her yerinde spor yapan, hatta kanoya binen insanlar görülüyor. Bu yüzdendir ki, kilolu bir İsveçli görmek çok zor.

Adaların üzerine kurulmuş, ortaçağ şehri olan ve Stockholm'un kalbi sayılabilecek Gamla Stan başta olmak üzere şehrin en önemli yedi bölgesi beş farklı ada üzerinde adeta yüzüyor. Bu adalar arasında, köprüler üzerinden yürüyerek, bisikletle ya da araçlarla seyahat edilebiliyor. Her birinin manzarası ayrı ve etkileyici.

Stockholm denilince ilk akla gelen yer, tarihi bir şehir olan Gamla Stan. Burası, esasında ufak bir ada şehri ve üzerine bir saray, büyük bir kilise ve çeşitli binalar inşa edilmiş.

1252′de kurulan şehrin çok iyi korunmuş tarihi merkezinin sokaklarında yürümek oldukça keyifli. Şehrin en eski meydanı olan Stortorget’te birbirinden tatlı kafeler, meydanın ortasında oturmak için banklar ve Nobel müzesi var. Yeni yıl öncesi olduğu için meydanda bir çok kurulmuş küçük dükkanlar vardı ve birbirinden farklı bir çok şey satılıyordu.



metroya yakın paralel sokaklarda hediyelik eşya dükkanları ve diğer küçük dükkanlar, krepçiler, pastaneler, dondurmacılar birbiri ardına sıralanmış. Vitrinler okadar renkli ve çeşitli ki insan her bir dükkana girmeden geçemiyor.



 

Bence müzeyi yine boşverip hem meydandaki banklarda oturup binaların güzelliğine bakın, hem de meydanın en güzel binasının altında bulunan Kaffekoppen’de oturup meydanın cıvıltısına bakın..

Açıkcası okadar çok müze var ki , her birini ziyaret etmek istesek eminim 10 gün gibi bir sürede bitirebilirdik. Biz dikkatimizi çeken müzeleri gezmeyi tercih ettik.

 The Royal Palace adındaki yaklaşık 600 odalı sarayın içerisinde birbirinden farklı birkaç müze mevcut. Avrupa'nın en büyük sarayları arasında gösterilen bu saray gerçekten son derece ihtişamlı ve göz alıcı. Pazar günleri öğlen saatlerinde yapılan asker değişimi mutlaka görülmeye değer.

 

Fotoğraf Müzesi . Giriş ücretinin 120 SEK olduğu müzenin en güzel yeri aslında üst katta bulunan kafe kısmı . Buradaki geniş camlardan şehir çok hoş görünüyor. İç dekorasyonu da gayet keyifli olan kafe/restoranın bir bölümünde sahne var.

Yılda ortalama 20 sergi gerçekleştiren bu müze kesinlikle görülmeye değer.

 

Vasa Müzesi

 

İsveç’in 1628’de açıldıktan kısa bir süre sonra liman açıklarında batan savaş gemisi Vasa’nın kalıntılarını ve denizcilikle ilgili arşivleri sergiliyor. Vasa, 17. yüzyıldan bugüne korunabilmiş tek gemi. Müzede bu gemiyi %90’ın üzerinde korunmuş haliyle görebileceksiniz.



1628 yılında tüm mürettabatı ile birlikte suya gömülen Vasa’nın liman yakınlarında gömülü olduğunun kesinleşmesiyle 1950’lerde arama çalışmaları başlatılmış. 1961 yılında gemi su yüzüne çıkartıldığında, geminin onarım çalışmaları başlatılmış ve müzenin açılması 1990 yılını bulmuş



 

Üzerinde 700 ahşap heykel bulunan Vasa’nın üzerindeki ahşap detayları izlemek büyüleyici. Geminin tüm köşelerini görebilmek için üç kat dolaşıyorsunuz. Katlar arasında bulunan odalarda geminin içinden ve batığın yakınlarından çıkartılan eşyalar ve malzemeler sergileniyor. Ayrıca, geminin yapımından kurtarılmasına tüm süreçleri müze içinde açık bir şekilde harita ve notlarla okuyabilirsiniz.  Giriş 130 SEK.

Kesinlikle mutlaka görülmesi geren bir müze, mürettebatın eşyalarından bir kısmını görebildiğiniz gibi balmumundan yapılmış heykellerini görmekte çok etkileyiciydi.




 

Her türlü ayrıntının düşünüldüğü bu müze belki de hayatımda gördüğüm en etkileyici müze diyebilirim.

 

Para Müzesi

Girişi ücretsiz olan bu müze İsveç’in en eski müzesi olarak biliniyor. Çok sayıda ülkenin para tarihini burada inceleyebilirsiniz. Çok çeşitli paraların yanı sıra, eskiden paraların nasıl yapıldığını ve nerelerde saklandığını maketlerle anlatmışlar.











Tekne ile Kanal turu yine “Stokholm’de mutlaka” listelerinde yer alan bir madde.   İşte hava şartları uygun olduğu taktirde bence şehirde yapılması gereken en turistik hareket bir tekne turuna katılmak



Birkaç rota için çeşitli turlar var ama hangisine katılırsanız katılın mutlaka çok zevk alacaksınız. Kulaklıklarla verilen rehberlik hizmeti elinizde bulunan haritalardan takip edildiğinde gerçekten çok faydalı. Vasa müzesinden sonra yaptığımız en iyi ikinci şey diyebilirim. Şehri bir de uzaktan görmek çok keyifliydi.



 

 

Gelelim açık hava müzesi niteliğinde olan metro duraklarına, belki de hiçbir şehirde göremeyeceğimiz şekilde olan bu metro durakları gerçekten çok eğlenceli.Şehrin farklı semtlerinde farklı hatlarda görülesi metro duraklarını kaçırmayın. Mavi hatta: Kungstradgarden, T.Centralen, Radhuset, Solna Centrum ve Tensta; Yeşil hatta: Hötorget, Thorildsplan, Bagarmossen ve Kırmızı hatta: Tekniska Högskolan, Stadion duraklarını mutlaka görün







 Bir de Pazar günleri Hötorget meydanında metronun hemen çıkış kısmında kurulan bir bit pazarı var. Yaklaşık bir günümüzü burada geçirdik diyebilirim  o kadar soğuğa rağmen kahve molası verip daha sonra alışverişe tekrar devam ettik. Tabi ki tercihlere göre değişebilecek bir durum.



Bu pazarda sıkça rastladığımız Dala atı çok eski yıllarda çoçuklar için  tahtatan oyularak yapılan bir oyuncak olarak düşünülmüş ama sonradan İsveç kültürünün simgelerinden biri haline gelmiş bir turistik eşya. Makbul olanları Çin malı olanlar değil; elde oyulmuş ve elde boyanmış olanlar.. İşte bit pazarında bu atların üzerinde sahibi olan çocuğun adı kazınmış, hediye edildiği yıl yazılmış olan, hafiften hüzünlü ama çok güzel eski versiyonları var



Yılbaşı nedeniyle süslenmiş geyikler şehre ayrı bir güzellik katmıştı.


  

  

  

  

  

İsveç'te ne yenir dersek aslında çok özel bir yemeğini bulamadık tipik avrupa ülkeleri yiyecekleri ama kötüde değildi fiyatları hariç.Genel olarak ülke çok pahalı buna suda dahil planları yaparken bu pahalılığı gözardı etmeyin derim ama ne kadar pahalı olursa olsun mutlaka gezi listenizde olsun derim bu kadar güzelliğe değdi gerçekten.ı


Yorum Bırak

250 Karakterden fazla giriş yasaktır.

Booking.com